
CEZA MUHAKEMESİ HUKUKUNDA UZLAŞMA
Ceza Muhakemesi Hukukunda, mağdurların haklarının
korunması ve suç faillerinin topluma kazandırılması amacıyla gelişen
uzlaşma, mağdur ve failin, özgür iradeleriyle kabul etmeleri hâlinde,
tarafsız bir üçüncü kişinin yardımıyla, suçtan ortaya çıkan
sorunların çözümüne aktif olarak katıldıkları bir süreçtir.
Uzlaşmada taraflar, mağdurun zararının giderilmesi hususunda bir
anlaşmaya varmaya çalışırlar. Mağdurun zararının giderilmesi,
mağdura bir miktar tazminat ödenmesi şeklinde olabileceği gibi,
mağdur veya toplum için belirli bir kamu hizmetinde bulunulması
şeklinde veya hukuka uygun başka herhangi bir edim şeklinde de
olabilir.
Uzlaşmanın amacı, kural olarak, faillerin kendi fiillerinin
sonuçlarını görerek bizzat anlamaları için, suçun faili ile mağduru
arasında doğrudan iletişim kurulmasıdır. Bu tür toplantılar
mağdurların, klasik yargı sisteminin üstesinden gelmekte zorlandığı
zayıflık duygusunu yenmelerine yardımcı olur. Eğitimli ve gönüllü
uzlaştırmacılar, tarafların anlaşmaya varmalarına yardım etmek
suretiyle adalet sistemini, mücadeleci ve cezalandırıcı bir süreçten
işbirliğine dayalı bir sürece dönüştürebilir. Uzlaşma, mağdurların
ve faillerin, gerçek anlamda sorumluluklarını bilmeleri ve
uzlaşmaları için neye ihtiyaç duyduklarını anlamalarını sağlar.
Uzlaşmada, hem faillerin, hem mağdurların topluma yeniden
kazandırılarak, uğradıkları zararların giderildiğine inanılır.
Uzlaşmaya katılım her iki taraf için de tamamen gönüllüdür ve
süreçte gizlilik ilkesi esastır.
Uzlaştırma süreci, kişilerin, etkin iletişim ve sorun çözme
hünerlerini kullanma yoluyla, anlaşmazlıkları korkuya, baskıya ve
cezalandırmaya dayalı olmayan bir ortamda çözmelerine imkân tanır.
Özellikle çocukların taraf olduğu anlaşmazlıklarda uzlaşmaya
başvurulması çok yararlıdır. Zira çocuk adalet sistemi, çocuklarla
ilgili sorunların çözülmesinde her zaman uygun bir süreç
olmamaktadır. Bunun yanında uzlaştırma süreci, çocuklar için başlı
başına önemli bir eğitim sayılır. Anlaşmazlıkların ifade edilmesi ve
çözülmesinde yeni yöntemlerin oluşturulması, sosyal ve kişiler arası
müzakere hünerlerinin gelişmesine yardım eder.
Ceza adalet sistemimizde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun
253. maddesiyle uzlaşmaya başvurulması olanaklı kılınmıştır.
Uzlaştırmanın amacı, ceza adalet sisteminde, mağdurun yararlarının
gözetilmesi, mağdurun tatmin edilmesi, suça karşı salt ceza
yaptırımı uygulamak yerine zararın giderilmesi ve onarıma ağırlık
verilmesidir. Uzlaştırmanın hedefi, suçun işlenmesinden sonra fail
ve mağdur arasında meydana gelen çekişmeyi, bir uzlaştırmacının
girişimiyle çözmektir. Failin neden olduğu zararın giderilmesi,
fail-mağdur arasındaki barış, uzlaşmanın asıl unsurunu oluşturur.
Fail-mağdur arasında uzlaşma dışında da, zararın gideriminin
sağlanması olanaklıdır. Ancak uzlaşma kurumunda, zararın giderilmesi
ve onarım yanında ayrıca bir de moral unsur vardır. Bu nedenle
uzlaşma, suçun faili bakımından cezanın “özel önleme” fonksiyonuna
yardım ettiği gibi, mağdurun ve genel olarak kamunun da yararlarının
korunmasını sağlar. Fail, uzlaşma ile, kural olarak, işlediği suçun
sorumluluğunu kabul edip üstlenerek ve sonuçlarını da gidererek
toplumla yeniden bütünleşme olanağını elde etmiş olur. Böylece
failin ceza sorumluluğunu tespit ve zararın giderilmesi için gereken
yapılmış bulunacağından, mağdur bakımından da adalet yerine
getirilmiş olur. Fail-mağdur arasındaki uzlaşma bundan başka, kamuda
da, fille ihlâl edilmiş olan hukuk kurallarının geçerliliğini
vurgulamış ve dolayısıyla toplumsal barışın yeniden kurulmasına
hizmet etmiş olur. Uzlaşmayla sonuçlanan suçlarda mükerrerlik oranı
daha düşük olmaktadır. Keza, tarafların özgür iradesi ile başarıyla
sonuçlanan uzlaşmada, klasik yargılama sonucunda ortaya çıkan
kararın yarattığı memnuniyetsizlik dolayısıyla ortaya çıkan yeni suç
işleme ve hakkını bizzat alma eğilimleri de ortadan kalkmaktadır.
Nihayet uzlaşma, bu kapsamdaki suçlar dolayısıyla kişilerin mahkûm
olmamaları dolayısıyla, ceza infaz kurumlarındaki kapasitenin
azaltılması bakımından da olumlu bir etkiye sahiptir. Uzlaşma
kapsamında kalan suçlara verilebilecek olan kısa süreli hürriyeti
bağlayıcı cezaların, hükümlülerin topluma yeniden kazandırılması
bakımından bir yarar sağlayamadığı bilinmektedir.
Uyuşmazlıkta görev alan hukukçular bakımından da uzlaşma
desteklenmesi gereken bir kurumdur. Avukat, ister müdafi ister vekil
konumunda olsun, üslendiği uyuşmazlığı başarı ile sonuçlandırmış ve
dava kaybetmemiş olacaktır. Cumhuriyet savcısı ve hâkimler için de,
tarafların memnuniyeti ve tatminine dayalı, başarı ile sonuçlanmış
bir muhakeme söz konusu olmaktadır.
Alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemi olarak uzlaşma, ceza adalet
sistemine soluk aldırabilecek bir araçtır. Kapsamının genişlemesi
hâlinde bu yararı daha açık bir şekilde görülebilecektir.
TÜRK CEZA ADALET SİSTEMİNDE UZLAŞMANIN ESASLARI
Ceza Muhakemesi Kanunu’nun kabul ettiği sisteme göre, uzlaşma
aşağıdaki esaslara göre gerçekleştirilmektedir.
1) Uzlaşma teklifini kabul ederek bu konuda karşı tarafla görüşme,
suçu kabul veya haklarından vazgeçme anlamına gelmez. Bu durum
tarafların sahip oldukları haklarda da bir kayba yol açmaz.
2) Taraflar uzlaşma teklifini kabul etseler dahi, görüşmeler
sonucunda uzlaşmak zorunda olmayıp, uzlaşma sağlanana kadar bu
yöndeki iradelerinden vazgeçebilirler. Vazgeçme, hak kaybına yol
açmaz.
3) Uzlaşma teklifinde bulunulduktan itibaren en geç üç gün içinde
teklifi yapan adlî kolluk görevlisine ya da görevli Cumhuriyet
savcısına karar bildirilmediği takdirde, teklif reddedilmiş sayılır.
4) Uzlaşma teklifi reddedilmesine rağmen taraflar, uzlaştıklarını
gösteren belge ile en geç iddianamenin düzenlendiği tarihe kadar
Cumhuriyet savcısına başvurarak uzlaştıklarını beyan edebilirler.
5) Teklif kabul edilmesine karşın uzlaştırma girişimi başarılı
olmadığı takdirde bir daha Cumhuriyet savcısınca uzlaştırma yoluna
başvurulamaz.
6) Uzlaşma teklifinde bulunulması veya teklifin kabul edilmesi,
soruşturma konusu suça ilişkin delillerin toplanmasına ve koruma
tedbirlerinin uygulanmasına engel değildir.
7) Taraflar bizzat Cumhuriyet savcısı tarafından
uzlaştırılabilecekleri gibi; uzlaştırmacı olarak Cumhuriyet savcısı
tarafından barodan bir avukatın görevlendirilmesi istenebilecek ya
da hukuk öğrenimi görmüş bir kimse görevlendirilebilecektir.
8) Uzlaştırma müzakereleri sırasında tarafların konuyla ilgili
olarak yapacakları açıklamalar mevcut soruşturmada ve disiplinle
ilgili olanlar da dâhil olmak üzere, hiçbir soruşturma ve
kovuşturmada ya da davada delil olarak kullanılamaz.
9) Uzlaştırma müzakereleri gizli olarak yürütülür. Uzlaştırma
müzakerelerine ancak şüpheli, mağdur, suçtan zarar görenler ile bu
kişilerin kanunî temsilcisi, müdafi ve vekil katılabilir.
10) Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar görenin kendisi veya kanunî
temsilcisinin ya da vekilin müzakerelere katılmaktan imtina etmesi
hâlinde, uzlaşmayı kabul etmemiş sayılır.
11) Uzlaşmanın tarafların özgür iradelerine dayandığı ve edimin
hukuka uygun olduğu Cumhuriyet savcısı tarafından belirlendiği
takdirde, uzlaşma raporu veya belgesi hüküm ifade eder.
12) Uzlaşma gerçekleştiği ve edim def’aten yerine getirildiği
takdirde, şüpheli hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir.
13) Edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması, takside
bağlanması veya süreklilik arz etmesi hâlinde, şüpheli hakkında kamu
davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilir. Erteleme süresince
dava zamanaşımı işlemez.
14) Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildikten sonra,
uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmesi hâlinde, kovuşturmaya yer
olmadığı kararı verilir.
15) Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildikten sonra,
uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmemesi hâlinde, Cumhuriyet
başsavcılığı tarafından kamu davası açılmak üzere iddianame
düzenlenir.
16) Uzlaşmanın sağlanması hâlinde, soruşturma konusu suç nedeniyle
tazminat, eski hâlin iadesi veya diğer bir tazminat davası açılamaz.
Açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır.
17) Uzlaşma hâlinde bu husus adlî sicile kaydedilmez.
18) Uzlaştırmacı ücreti ve diğer uzlaştırma giderleri yargılama
giderlerinden sayılır, ilgili ödenekten karşılanır. Uzlaşmanın
gerçekleşmesi durumunda, bu ücret ve giderler Devlet Hazinesi
üzerinde bırakılır.
19) Uzlaşmanın gerçekleşmemesi hâlinde uzlaştırmacı ücreti ve diğer
uzlaştırma giderleri hakkında Kanunun yargılama giderlerine ilişkin
hükümleri uygulanır.
20) Şüphelinin edimini yerine getirmemesi hâlinde uzlaşma raporu
veya belgesi ilâm mahiyetinde belgelerden sayılır.
21) Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar görenden birine ilk uzlaşma
teklifinde bulunulduktan itibaren, uzlaştırma girişiminin sonuçsuz
kaldığı ve en geç uzlaştırmacının raporunu düzenleyerek Cumhuriyet
savcısına verdiği tarihe kadar dava zamanaşımı ile kovuşturma koşulu
olan dava süresi işlemez.
22) Uzlaşma sağlanamadığı takdirde, Cumhuriyet savcısı,
soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olup, üst sınırı bir
yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren uzlaşmaya tabi
suçlardan dolayı, yeterli şüphenin varlığına rağmen, Kanunun 171
inci maddesinin üçüncü fıkrasındaki koşulların birlikte
gerçekleşmesi hâlinde kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar
verebilir.